|
Atatürk İlkeleri (4) – Devletçilik - Devlet kavramını kısaca anımsayın. · toplum içinde yaşayan insanların oluşturdukları bir güç · temel varlık nedeni: insanlar arasında düzeni sağlamak Devleçilik kavramı: · devletin ana görevi, düzeni kurup sürdürmek · dolayısıyla başvurduğu yollar “devletçi”dir · temel (toplumsal) düzen ancak devlet müdahalesi ile sağlanır · devletin müdahalelerinde “devletin gücünü” göstemeriyle karşılaşıyoruz · kullanılan yöntemler düzeni sağlamak için zorunludur · bu esaslar doğrultusunda “devletçilik” her devlette var olan bir davranıştır · ama: devletçiliğin ölçüsü toplumlara, zamana ve gereksinimlere göre değişmektedir Osmanlı Döneminde Devletçilik - Osmanlı Devletinin yükseliş dönemi: · ileri düzeyde bir devletçilik anlayışı ve uygulayışı · düzenli askeri güç = ülkeyi savunmak · ticaret ve sanayi devlet denetimi altında · toprağın işletilmesini devlet denetliyor → denetleme yöntemleri = devletin “güç” göstermesi - Osmanlı Devletinin çöküş dönemi: · Batı’daki bilimsel ve teknik gelişmelerden uzak · çok uzun süren ekonomik bunalım · devletçilik anlayışında gerileme dönemi · devletin denetleme mekanizmaları çökmüş durumda o toprak sistemi çöktü o ordu yozlaştı o ticaret yabancıların eline geçti o el sanatları, bilim ve eğitim, sağlık işleri vb. önemsenmemesi Türkiye Cumhuriyeti’nde Devleçilik · hatırlayalım: Türkiye Cumhuriyeti’nin devleti ulusalcılık ve halkçılık ilkelerine dayanır · bu devlet oluştuktan sonra, sıra devletçiliği kurmaktaydı · zaten halkçılık ilkesinin uygulanması için devletin düzenlemeleri ve müdahaleleri zorunludur · bu da devletin “halka eğilmesi”, yani yurttaşların sorunlarıyla ilgilenmesine başlaması ve bunların yücelmesi için çabalaması demektir · mesela: - yabancı işletmelerin satın alınması - demiryollarının yaygınlaştırılması · 1931’den sonra özellikle ekonomik devletçiliğin benimsenmesi · sanayileşmeye öncülük etme (çünkü: bilgi ve sermaye birikimi yok) o bazı alanlarda üretim o para ve kredi işlerinin denetim altına alınması o planlı sayılabilecek ekonomi uygulamasına geçiş · ekonomik yaşam her gün değişiyor, devletçiliğin de zamanın koşullarına göre değişmesi çok doğaldır · devlet, ekonomik alanda varlığını en liberal piyasalarda bile her zaman hissettirir o para ve kredi işlerini ayarlama o gümrük siyasetleri çizmek o belli alanlardaki özgürlüklere sınırlar koymak o mesela dışalıma (ithalat) kotalar koymak (ABD) → ekonomik devletçiliğin ölçüsü serbest piyasada kıyasla daha azdır, ama hiçbir zaman sıfıra inmez Atatürk’ün Devleçilik Anlayışı · devlet, yurttaşların sanat ve mesleklerinde ilerleyebilmesini sağlamak zorunda · yani: yurttaşların gelişmesi ve yücelmesi esasına dayalı bir müdahale olma kaydıyla ekonomik devletçilik: · demokrasi gereği insanlar devlet düzeni ve kuralları içinde özgür olmalıdırlar · bu nedenle bireyler ekonomik alanda da serbest ve rahat davranabilmelidirler · halkın veya bireysel işletmenin bilgi ve sermaye birikimlerinin yetmediği yerde, devletin bu görevi üzerine alması o “alt yapı” o şeker o dokuma, tekstil o demir-çelik sanayileri · Atatürk’ün ekonomik alanda görüşü esnektir · katı bir devletçilik ilkesikoymamıştır · ama: devletin ekonomik alanda düzenleyici-denetleyici etkisini zaman zaman gerektiğinde göstermesini istemiştir · ekonomik devletçiliğin zamana ve koşullara göre uyarlanması gerektiğini savunmuştur
Halkçılık ve Devletçilik arasındaki ilişki · halkçılık ve devletçilik, Atatürk İlkeleri arasında birbirlerini daha yakından tanımlayan ilkelerdir · halkçılık: devletin halka ait olması o devlet halkındır o devlet halkın dertleriyle ilgilenecektir nasıl? o devletçilik ilkesini uygulayarak · yani: halkın geleceği, mutluluğu için gereken önlemleri alması · bu iki ilke Türkiyemizin anayasal düzeninin temelini oluşturmaktadır (Madde 2) o halkçılık: “toplumun huzuru”, “milli dayanışma” o devletçilik: “sosyal bir hukuk devleti”
|
Aysun Hnm, Atatürkçü aktivitelere ...
bu girenler ne