Devlet krizinde 'yabancı istihbarat parmağı' iddiaları
Salı, 21 Şubat 2012 12:06

soL-Haber Merkezi

Zaman yazarları MİT-emniyet-yargı kriziyle ilgili "dış istihbarat parmağı" iddialarını konu ederken, CHP lideri Kılıçdaroğlu da Uludere Katliamı'nda yabancı devletlerin rolüne işaret etti. İstihbarat örgütlerinin Türkiye'de kriz yaratan olayları çıkarmakta nasıl bu düzeyde etkili hale geldiği ise sorgulanmıyor. Gülen cemaati sözcüsü Hüseyin Gülerce, cemaatin televizyon kanalı Mehtap TV'de dile getirdiği iddialarla, MİT soruşturması krizinin nasıl sonlandırılacağı üzerine fikir verdi. "Düşünce Günlüğü" adlı programda konuşan Gülerce, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile birlikte 5 MİT görevlisini ifadeye çağıran İstanbul Özel Yetkili Savcısının yabancı istihbarat servisleri tarafından önüne konulan malzeme ile düğmeye basmak zorunda kalmış olabileceğini iddia etti.

Gülerce, MİT soruşturmasının konuşulduğu ve yine kendisi gibi Zaman gazetesi yazarları olan Ahmet Turan Alkan ve Ali Bulaç'ın katıldığı programda, yabancı istihbarat örgütlerini kastederek, "dışarının parmağı olabilir mi bu işte" sorusunu ortaya attı.

Savcıyı suçlayarak işin içinden sıyrılacaklar mı?
 Savcının istihbarat ajanlığı ile suçlanabileceğinin işaretini veren Hüseyin Gülerce'nin, ülkenin gündemini belirleyen bu kavganın ve MİT hakkındaki onca ifşaatın ardından konuyu böyle bir eksene çekmesi, kabahatin savcının üzerine yıkılarak barışmalarının muhtemel olduğunu gösterdi.

Alkan ve Bulaç'tan da sorusuna olumlu yanıt alan Gülerce, "yabancı istihbarat teşkilatları diyelim ki İsrail, İran, Suriye, Alman, İngiliz, Amerikan istihbaratı bizim devlet kurumlarına ve istihbarat kurumlarına kesinlikle sızabilir mi? Yoksa kesinlikle sızamaz mı" sorusunu da sorarak yön verdiği tartışmada daha sonra şu ifadeleri kullandı:

Altını çizmek lazım, sızabilir. Sızarsa savcı böyle bir istihbarat ajanı olabilir mi? Ben direk olmaz, olamazdır diyorum. Peki, bir yanlışlık yapılmışsa nasıl olabilir? Kimse o sızanlar devlet içinde, öyle bir malzeme hazırlar getirirler ki sizin önünüze, siz bir düğmeye basmak zorunda kalırsınız... Savcının da yapabileceği bir şey yok. Vazifesi gereği önüne bir belge gelmiş. Savcı bu işi tek başına yapacak. Bu şeyleri de düşünmek suretiyle. Zincirleme bir reaksiyon ilk halkası başlayabilir düşüncesiyle savcı vekili ve başsavcı ile görüşmesi lazımdı. İlk adımı atma noktasında yanlışı yapmayabilirdi. Ayıkla pirincin taşını noktasına geldik.

Hüseyin Gülerce'nin adını anmadığı en muhtemel istihbarat örgütlerini de Ali Bulaç söyledi: MOSSAD ve CIA.

Ülkeye istihbarat ajanlarının doluşmasının sorumlusu kim?
 Programda, Türkiye'nin bölgede büyüdüğüne vurgu yapan Hüseyin Gülerce, bir ülkeye istihbarat örgütlerinin doluşmasının nedenlerinin en başında, o ülkenin, örneğimizde Türkiye'nin, bölgesel konularda bu denli misyon üstlenmesi ve risk alması geldiğini, bu durumun yaratılmasından hep birlikte sorumlu olduklarını gerçeğini ise gözden kaçırmaya çalıştı.

Cemaat "dış faktör"e şimdi çubuk bükerken utanmıyor mu?
 Gülen Cemaati sözcüsü Hüseyin Gülerce, MİT soruşturmasıyla su yüzüne çıkan krizi, yabancı istihbarat örgütlerini konu ederek "dış mihraklar"a bağlamaya çalışırken, CHP Parti Meclisi toplantısının açılışında yaptığı konuşmada konuya değinen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, Uludere katliamı üzerinden krize ilişkin konuştu.

34 kişinin öldüğü Uludere katliamında saldırının talimatını AKP hükümetinin verdiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "istihbaratı veren organ açıklanırsa, hükümetin kimin oyuncağı olduğunu anlayacağız" dedi. Kılıçdaroğlu, MİT'in böyle bir istihbarat vermediğini, Genelkurmay'ın ise istihbaratın dışarıdan geldiğini söylediklerini hatırlattı.

Uludere Katliamı Türkiye'nin ABD istihbaratına bağımlı hale getirilişinin en son örneği olmuştu. Katliam sonrası gündeme gelen bir tartışma başlığı da, verilen ilk bilgilere göre, uzun pazarlıkların ardından Irak'tan Adana'daki İncirlik Üssü'ne kaydırılan ABD'ye ait Predator tipi insansız hava araçlarının TSK'ya istihbarat bilgisini geçtiği yönünde idi.

Görüntülü istihbaratın, biri İsrail’den alınan Heronlar, diğeri de ABD’nin İncirlik Üssü'ndeki Predatorları olmak üzere iki kaynağı bulunuyor. Heronlar, Batman'da bizzat TSK askerlerince yönlendiriliyor ve görüntüler yer istasyonunda TSK subayları tarafından toplanıyor ve Heronlar bu görüntüler kullanılarak kumanda ediliyor. Görüntüler aynı merkezden analiz için ilgili makamlara gönderiliyor.

Predatorlarda ise işleyişin bundan karışık olduğu biliniyor. ABD'ye ait Predatorların İncirlik Üssü'ne konuşlandırılmasına ilişkin anlaşmaya göre, araçların kontrolü tamamen ABD'de. Bu araçlardan alınan görüntüler önce ABD'ye sonra da Ankara'daki ABD karargahına geçiliyor. Görüntülerin 3. adresi TSK. Bu işleyişte hiçbir TSK personeli bulunmuyor. İncirlik'te "yönlendirici" konumdaki yer istasyonunda TSK subayları da bulunmakla birlikte, kumanda yetkisi ABD'nin Nevada'daki üssünde bulunan ABD ordusu subayında bulunuyor.

AKP hükümetinin Türkiye'yi ABD istihbaratına teslim etmesine ilişkin daha yakıcı bir başka gelişmeyi ise, ABD basını haber veriyor. Geçtiğimiz Eylül ayında Wall Street Journal gazetesinde ABD askeri yetkililerinin verdiği bilgilere dayanılan bir haberde, yeni askeri konsepti çerçevesinde ordusunu daha operasyonel hale getireceğini açıklayan ABD'nin, Türkiye'nin de içerisinde olduğu bir dizi ülkede yeni askeri üsler kuracağı iddia edildi. Haberde, Türkiye'de Irak sınırına yakın bir bölgede kurulacak olan üssün insansız hava araçları ve özel timler için işlev göreceği, özellikle Yemen ve Somali'deki operasyonlar için kullanılacağı belirtildi.

(soL-Haber Merkezi)



Yorumlar
Ara
Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
Ata_017.jpg

En Son Yorumlar